Sual: Evlenmeden önce, Müslüman erkek ve kız arasındaki görüşmeler nasıl olmalı, neleri konuşmalı, neleri sormak gerekir? Yanlarında kimse yokken konuşabilirler mi?
CEVAP
Kız ile erkeğin oturup pazarlığa girişmeleri doğru değildir. Yani sünnet olan o görüşme pazarlık yeri ve zamanı değildir. Birbirine uygun olup olmadıkları, zaten aileler arasında konuşulur, sorulup araştırılır. Her bakımdan evlenmeleri uygun görülürse, kız ile oğlanın görüşmesi ondan sonra olmalıdır. Namaz kılıyor mu, yeterli geliri var mı, hangi okulu bitirdi, mizacı, huyu nasıldır, ehliyeti var mı, oğlan annesi ile mi oturacak gibi öğrenilmesi istenen şeyler, daha önce aileler arasında konuşulup halledilir. Yani aileler araştırıp, evlenmeye mani halleri olmadıkları meydana çıktıktan sonra, gençlerin, fiziki olarak birbirini görmeleri sağlanır. Bu da çok kısa olabilir. Sayfanin devami icin tikla
Sual: Müslüman erkek ve kadın gayri müslimle evlenebilir mi?
CEVAP
Müslüman erkek kitapsız kâfirlerle evlenemez. Kitaplı kâfir kadınla yani Hıristiyan ve Yahudilerle evlenmesi caiz ise de, tahrimen mekruhtur, harama yakındır. Zimmi ile evlenmesi tenzihen mekruhtur. (Hindiyye)
İslam idaresi altında zimmi olarak yaşayan kitap ehli kadın ile evlenmek tenzihen mekruh idi. Zimmi olmayan kendi memleketinde yaşayan gayri Müslimlere harbi kâfir denir. Bugün yer yüzünde zimmi kâfir yoktur. Onun için bugün kitap ehli kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur. Zaruretsiz evlenmemelidir.
Müslüman kadın, kitapsız kâfirle evlenemediği gibi, ister harbi olsun, ister zimmi olsun hiçbir kitap ehli kâfirle de evlenemez. Evlenmeye karar verdiği zaman kâfir olur. (Redd-ül Muhtar) Sayfanin devami icin tikla
Sual: Dinimizde ırk ayrımı var mıdır? Zenci ile, Alman ile, Japon ile, çingene ile, Sünni ile alevi ile, Hıristiyan ile, Budist ile, ateist ile evlenmenin sakıncası var mıdır?
CEVAP
Erkek veya kadın olduğunuzu yazmamışsınız. Çünkü cevap farklı olur. Dinimizde, Müslüman erkeklerin Ehl-i kitap [Hıristiyan veya Yahudi] olan kadın ile evlenmeleri tahrimen mekruh olsa da caizdir. Fakat Müslüman bir kadının Ehl-i kitap olan erkek ile evlenmesi caiz değildir. Evlenmeye niyet ettiği an Müslümanlıktan çıkar. Müslüman erkek de, Müslüman kadın da Budist ile, Ateist ile evlenemez. Evlenen, Müslümanlıktan çıkmış olur.
Dinimizde ırk ayrımı kesinlikle yoktur. Din ayrımı vardır. Çingene olmak, zenci olmak bir ırktır. Salih bir Müslüman ise evlenmekte hiçbir mahzur yoktur.
Bir kadın, Müslüman olan Alman ile veya Japon ile evlenebilir. Ancak, o kimsenin salih olması önemlidir. Namaz kılması ve haramlardan sakınması lazımdır. Sayfanin devami icin tikla
Sual: Tecrübeli kimseler, (Evlenirken seçeceğin eşin tahsili kendi tahsilinizle aynı olmasına ve bir de aynı yöreden olmasına dikkat etmelisiniz) diyorlar. Bu durum dini yönden de böyle midir? Bir kız, erkekte neleri araması lazımdır?
CEVAP
İyi geçinmekte, tahsilin ve aynı yöreden olmanın avantajları vardır. Ama bunlar şart değildir. Tahsil farkı çok olursa, onun seviyesine inip bir şey anlatmak zor olur. Ayrı yörelerden olursa alışkanlıklar farklı olduğu için anlaşma zor olabilir. Aynı yöreden olursa âdetlerde anlaşma kolaylaşır. Ama kızda ve erkekte şu üç vasfın bulunmasına dikkat etmelidir:
1- Dinine bağlı olmalı.
2- Sağlıklı olmalı, evliliğe gölge düşürecek hastalıkları bulunmamalı.
3- Mizacı, ahlakı iyi olmalı. Her şeye kızan, pire için yorgan yakan tiplerle geçim zor olur. Sayfanin devami icin tikla
Müslüman bir baba kızını evlendireceği zaman nelere dikkat etmeli
Posted by admin on Aralık 29th, 2007Sual: Müslüman bir baba kızını evlendireceği zaman nelere dikkat etmeli?
CEVAP
Kızını evlendireceği erkeğin salih müslüman olmasına, Ehl-i sünnet itikadında olmasına, namaz kılmasına, içki içmemesine yani İslamiyet’e uymasına ve nafaka kazanacak kadar iş sahibi olmasına dikkat etmeli. Kızını bu vasıfta olan ile evlendirmeyen, evladını felakete sürüklemiş, Cehenneme atmış olur.
Hadis-i ÅŸeriflerde buyuruldu ki:
(Kızını fasık bir erkekle evlendirene, her gün bin lanet iner, onun ibadetleri ve duası kabul olmaz, farz ve nafilesi makbul değildir.) [Şir’a şerhi] [Fasık, açıktan günah işleyen demektir. Mesela namaz kılmayan, tesettüre riayet etmeyen fasıktır.]
(Kızını veya aile fertlerinden birini içki içene veren, onu ateşe atmış olur.) [Deylemi] Sayfanin devami icin tikla
Sual: İffet ve hayanın önemi nedir?
CEVAP
Allahü teâlâ, insan neslinin devamı için, erkek ve kadını birbirine karşı cazip kılmıştır. Aynı zamanda, bu kuvvetli duygu karşısında, insanları, dünyada çetin bir imtihana tâbi tutmuştur. Dünyadaki kısa ömrümüz içinde, en zor imtihan iffet imtihanıdır. Bu imtihanda kazanan bir insan, dünya ve ahiretin kahramanıdır.
İnsanların kusursuz olması veya insanın düşüklüğü, daha ziyade iffet işinde belli olur. Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimin birçok yerinde, iffetini muhafaza edenlere, büyük mükafatlar vaad etmiş, iffetini muhafaza etmeyenlere de, Cehennem azabını göstermiş, iffetsizleri, bir insanı öldüren bir câni ile bir tutmuştur. Müminlerin vasfını anlatırken de buyuruyor ki:
(Müminler, namazlarını huşu içinde kılar, boş, lüzumsuz şeylerden yüz çevirir, zekatlarını verir, iffetlerini korur, emanet ve ahidlerine riayet eder.) [Müminun 1-8] Sayfanin devami icin tikla
Sual: Herhangi bir sebeple evlenemeyen genç, günah işlememek için ne yapmalı? Evlenirken kızda hangi özellik aranır? Ahireti kazanmak için zenginlik şart mıdır?
CEVAP
Evlenene kadar sık sık oruç tutmanız iyi olur. Çünkü Peygamber efendimiz, (Evlenmeye gücü yeten evlensin! Evlenmek gözü haramdan korur. Herhangi bir sebeple evlenemeyen oruç tutsun! Çünkü oruç şehveti kırar) buyurmuştur. (Diyâ)
Evlenirken saliha olanını aramalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Saliha bir kadına kavuşan, dinin yarısını korumuş olur. Geri kalan yarısında da Allah’tan korksun!) [Taberani]
Ahireti kazanmak için zenginlik mutlaka şart değildir. Bir kimse, namaz ve oruçtan başka ibadet edemediğini, parası olmadığı için zekat, sadaka veremediğini ve hacca gidemediğini, hayır hasenat yapamadığını, halinin, ne olacağını arz edince, Peygamber efendimiz, (Eğer kalbini riya ve hasetten, dilini gıybet ve yalandan, gözünü namahremden ve halka hakaretle bakmaktan korursan, Cennette benimle olursun) buyurdu. Sayfanin devami icin tikla
Sual: Hiçbir ahlaki ve bedeni bir kusurum olmadığı halde, yaşım otuzu geçmesine rağmen evlenemeyen bir kızım. Çevremdekiler, (evde kaldı) diye dedikodu ediyorlar. Bunda benim suçum olmadığı halde, bu da kaderden midir?
CEVAP
Cebriyye denilen bid’at fırkası, kaderi suçlar. Mutezile fırkası da, kaderin rolünü inkâr eder. Her şey takdir iledir. Kaderin, iyisi, kötüsü, tatlısı, acısı, hep Allahü teâlâdandır. Kader, Allahü teâlânın, olacak şeyleri ezelde bilmesidir. Kaza, kaderde bulunan şeyleri, zamanı gelince yaratmasıdır.
Evlenmek, nasibi çıkmak veya çıkmamak da takdire bağlıdır. Allahü teâlâ, takdirine göre sebepler yaratmaktadır. Mesela bir kız dua eder, (Ya Rabbi, evlenmek hakkımda hayırlı ise, evlenmeyi bana nasip eyle) der. Duası kabul olursa evlenir. Evlenmek için tedbir almak ve sebeplere yapışmak lazımdır. Mesela kötü birisi ile evlenip de suçu kadere yüklemek doğru değildir. Sayfanin devami icin tikla
Biz fakir gençlerin müşterek derdi, evlenip bir yuva kuramamaktır. Tahsille birlikte para, hemen her kapıyı açıyor. Bunlar yoksa, ister ağzınızla kuş tutun, ister salih olun faydası yok. Çoğu, (Hem salih olsun, hem de zengin ve tahsilli olsun) diyor. Üçünün bir arada bulunması her zaman mümkün mü? Salih olduktan sonra diğerlerinin üstünde durmalarının sebebini anlayamadık.
Tavsiye üzerine beş-on kişiye gittik. Birisi, (Kardeşim, namaz kıl yeter. Başka şey istemiyoruz) dedi. Tamam dedim, işte bu oldu. Kızın babası, (Madem bir yuva kuracaksın, yuvan sağlam olmalı. Evine şunları al, nişanı yapalım) diyerek bir liste uzattı. Bulaşık makinesi ve temizlik robotundan tutun da, mobilyaya kadar, ancak zenginlerin evinde bulunan bütün ev eşyalarını yazmış. Hepsinin değeri beş-on milyarı aşıyor. Sayfanin devami icin tikla
Sual: Kötü birisiyle evlenmeyeceğime dair yemin ettim. Salih birini de bulmak zor. Bekâr olarak ölmenin büyük günah olduğunu da duydum. Doğru mu?
CEVAP
Hayır. Bekâr olarak ölmek küçük günah bile değildir. Hatta ahir zamanda çoluk çocuk sahibi olmamak daha iyidir. İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
Peygamber efendimiz, bir hadis-i şerifinde, (İkiyüz yılından sonra, sizin en iyiniz, hafifülhâz olandır) buyurdu. Hafifülhâz nedir, dediklerinde, (Hanımı ve çocuğu olmayandır) buyurdu. (Ebu Ya’la)
Bişr-i Hafi, Bayezid-i Bistami, Ebül-Hüseyn Nuri [ve Rabia-i Adviyye] gibi büyük âlimler bekâr idi. Hicretin ikiyüz yılından sonra gelenler arasında, bunların ve bunlar gibi olanların şeref ve üstünlüklerini, bu hadis-i şerif bildirmektedir. (İhya) Sayfanin devami icin tikla
Sual: Evlenecek erkeklere tavsiyeleriniz nelerdir?
CEVAP
Åžunlara riayet eden erkek mutlu olur:
1- Eşine karşı her zaman, güzel huylu olmalı. Allahü teâlâ iyi huylu olanları sever, huysuzları sevmez. Eşini incitmek haramdır. Ona karşı her zaman, yumuşak davranmalı. Eve gelince selam verip hâl ve hatırını sormalı, şakalaşmalı. Eşi ile oynamak sevaptır. Sıkıntısını, düşmanlarını, borçlarını söyleyerek onu üzmemeli. Üzüntülü ise, onu çok sevdiğini, söyleyip halini sormalı, tatlı şeyler söylemeli.
Bir hadis-i ÅŸerif meali:
(Müslümanların en iyisi, en faydalısı, eşine karşı iyi ve faydalı olandır.) [Nesai]
2- Yapması zor olan şeyleri bile inşallah yaparım diye söz vererek gönlünü almalı. Çünkü o, kendisine alışmış olan dostu, dert ortağı, yemeklerini yapan, çocuklarını yetiştiren fedakâr eşidir.
3- Çocuk terbiyesinde, ona yardımcı olmalı. Bebek, gece gündüz ağlayıp anasına hiç rahat vermeyen, onu insafsızca üzen bir alacaklıdır. O halde, ona yardım edene, Allahü teâlâ yardım eder. Sayfanin devami icin tikla
Sual: Evlenecek kızlara tavsiyeniz nedir?
CEVAP
Erkek için de, kadın için de iyi geçinmek, fedakârlık ve sabır ister. (Külfetsiz nimet olmaz) buyurmuşlardır.
İyi geçinmek için, sıkıntılara katlanmak ve her zaman kendini haklı görmemek gerekir. Ben haklıyım demek geçimsizliğe yol açar.
Tecrübeli ve Müslüman bir annenin, asırlar önce kızına verdiği bir öğüt:
Doğup büyüdüğün, senelerce yaşadığın bir yuvadan çıkarak, yabancı bir yere gidecek, huyunu, suyunu bilmediğin bir insanla yaşayacaksın.
Sen ona yer ol ki, o sana gök olsun.
Sen ona ev ol ki, o da evin direÄŸi olsun.
Sen ona cariye ol ki, o da sana köle olsun.
Ona sıkıntı verme ki sevgisini azaltmasın.
Ondan uzak kalma ki, seni unutmasın! Sayfanin devami icin tikla


Son Yorumlar